MOBİL UYGULAMALARIMIZ

OBEZİTE VE BÖBREK

Obezite, vücut yağ oranının artmasıdır. Vücut yağı erkeklerde ağırlığın % 15-18’ini, kadınlarda ise % 20-25’ini oluşturur. Bu oranın erkeklerde % 25, kadınlarda ise % 35’in üzerine çıkması halinde obezite varlığından bahsedilir.

 

Obezite tanısı için en sık kullanılan ölçüt, beden kitle indeksidir. Beden kitle indeksi, vücut ağırlığının metre cinsinden uzunluğun karesine bölünmesi ile hesaplanır. Beden kitle indeksi 25-30 kg/m2 arasında olan kişiler fazla kilolu, 30 kg/m2nin üzerinde olan kişiler obez, 40 kg/m2nin üzerinde olan kişiler ise aşırı obez olarak kabul edilirler. Obezite tanısında ve olumsuz etkilerinde vücuttaki toplam yağ miktarı kadar, bu yağın dağılımı, yani nerede biriktiği de önemlidir. Karın çevresinde yağ birikimi, kalça ve vücudun diğer bölgelerine göre sağlık açısından daha risklidir. Bu nedenle, bel çevresi veya bel/kalça oranına göre de obezite tanımları yapılmaktadır. Buna göre, bel çevresinin erkeklerde 102, kadınlarda ise 88 cm’nin üzerinde olması veya bel çevresi/kalça çevresi oranının erkeklerde 0.9, kadınlarda 0.85’den fazla olması santral veya karınsal obezite olarak adlandırılır. 

 

Obezite sıklığı tüm dünyada giderek artmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü 1997 yılında obezitenin küresel bir salgın halini aldığını ve mutlaka önlemesi gereken kronik bir hastalık olduğunu ilan etmiştir. Türk Nefroloji Derneği tarafından yapılan büyük bir tarama çalışmasında (CREDİT Çalışması), Türk toplumunda erişkinlerde obezite sıklığı % 20, karın obezitesi sıklığı ise % 32 bulunmuştur. Buna göre, ülkemizde her üç kadından ve her altı erkekten biri obezdir. 

 

Obezite; şeker hastalığı, tansiyon yüksekliği, kalp-damar hastalıkları, karaciğer yağlanması, artroz ve diğer birçok hastalığın yanı sıra kronik böbrek hastalığı için de önemli bir risk faktörüdür. Obezite doğrudan böbrekleri etkilediği gibi, şeker hastalığı ve hipertansiyon aracılığıyla dolaylı olarak da böbrek hastalığı sıklığının artmasına katkıda bulunur. Nitekim, CREDİT çalışmasında obezlerde kronik böbrek hastalığı sıklığı obez olmayanlardan 1.5 kat daha yüksek bulunmuştur. 

 

Bu olumsuz sonuçlar nedeniyle, obezite ile savaş toplumda kronik böbrek hastalığı da dahil kronik hastalıkların önlenmesi adına önemli bir çabadır. Aşırı kilolu çocukların yarısından fazlasının erişkin dönemde obez oldukları bilindiğinden, bu çabanın çocukluk çağında başlaması önemlidir. 

 

Birçok faktör obezite gelişimine neden olabilir veya katkıda bulunabilir. Ancak en önemli faktörler fiziksel aktivite azlığı ve dengesiz (aşırı) beslenmektir. Düzenli egzersiz yapmak ve sağlıklı beslenmek obezitenin önlenmesi adına en önemli adımlardır.